Kategoriler
Anne Ve Çocuk Çocuk Gelişimi

Çocuklarda Alt ıslatma kalıtımsal olabilir mi

Alt ıslatma kalıtımsal olabilir mi?

“Babası da altını ıslatırmış bekleyelim büyüyünce geçer”, “Teyzesi de 13 yaşına kadar altını ıslatmış, acele etmeyin geçer” Bunlar ve bunlara benzer söylevler alt ıslatma karşısında çok sık duyduğumuz cümlelerdir.

Evet, kalıtımın alt ıslatmaya olan etkisi az da olsa vardır. Kalıtsal etkenlerin alt ıslatmaya etkisi alt ıslatma sorunu yaşayanlar arasında yüzde 2 oranındadır. Ancak bu kısmi etki alt ıslatma derecesini, yaşını etkilemez. Bu sebeple tedaviyi uzatmak çocuğa işkence yapmaktan başka bir şey değildir. Kalıtımsal etkenler tedaviyi de negatif etkilemez bu nedenle sebep ne olursa olsun önlem almada gecikilmemelidir. Ancak araştırmalar göstermiştir ki anne–babanın alt ıslatmadaki en büyük etkileri şudur: Ağır uyku. Uyanamayıp çocuğunu tuvalet ihtiyacını gidermesi için geceleri uyandıramayan ebeveynlerin çocuklarının bu problemi çözme süreleri uzayabiliyor. Öyle ise anne–babalar kendi etkilerine daha ziyade bu bağlamda yaklaşmalı ve uyku problemlerini çözmelidirler.

Kategoriler
Aile Yapısı

Sevgi Dolu Bir Baba Nelere Etki Eder

Sevgi dolu bir baba; erkekte başarı, kızda ise kişisel uyum etkisi yapar
Bakırköy Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Hastanesi 13. Psikiyatri Kliniği Şefi Doç. Dr. Kemal Sayar, yapılan bazı araştırmaların, şiddete dayalı suçlar, çocuk suçluluğu ve madde bağımlılığı ile baba yokluğu arasında bir bağlantı olduğunu ortaya koyduğunu söyledi.

Sorumluluk sahibi bir babanın varlığının, sosyal hastalıkların tedavisinde kullanılabilecek bir işlev gördüğünü belirten Sayar, “Yapılan araştırmalar, sadece annenin bulunduğu ailelerde büyüyen çocukların, akranlarına göre daha dezavantajlı olduğunu ve bu dezavantajın çocukluk dönemi boyunca sürdüğünü, çocukların erken dönemdeki gelişimlerinde her iki ebeveynin de önemli olduğunu göstermektedir. Babalar, çocuğun büyüme sürecinde önemli roller üstlenirler.” diye konuştu.

Sıcak ve sevecen babaların, çocuklarda cinsiyet rollerinin gelişimini de etkilediğini ifade eden Sayar, erkek çocukların büyüme sürecinde babalarından erkeklerin ilgilerini, faaliyetlerini ve sosyal davranışlarını öğrendiklerini söyledi. Kız çocukları ise erkeklerle güvenli ve rahat ilişki kurmayı öğrenir. Sevgi dolu babalar, erkeklerde başarı, kızlarda kişisel uyum üzerinde olumlu etkiler yapar.

Babasız büyümenin kızlardaki sonuçları

6 yaşından önce ya da 6 ile 9 yaş arasında ebeveyni boşanan ergen kızlar, aileleriyle birlikte olan kızlara göre daha fazla alkol ya da madde kullanımına yönelmekte.

Kadınların ergen ve yetişkin popülasyonları içinde yaşadıkları ebeveyn ayrılığı erken başlayan cinsel etkinlik, büyük ölçüde suça ilişkin davranışla ilişkilendiriliyor.

Bu tür kadınların uzun ve memnuniyet verici ilişkiler kurmakta da zorlandıkları kaydediliyor. Kadınlarda bu duyguya yol açan durum, babanın duygusal olarak kaybının onların kendilerini ‘reddedilmiş gibi’ hissetmeleriyle ilişkilendiriliyor.

Pek çok kız bu reddedilmeyi yeteri kadar sevimli, sevilebilir ve zeki olmadıkları şeklinde algılıyor.

Kategoriler
Beslenme Sağlıklı Yaşam

Taze Besinlerin Saklanma Süreleri Ne Kadar ?

Portakal, limon, elma, armut 1-2 hafta. Ispanak, marul, domates 2-3 gün. Lahana, havuç, kereviz 6-7 gün. Kıyma ve küçük parça et 1 gün (eğer et taze ise).

Süt, taze lor veya çökelek 1-2 gün. Peynir, yoğurt, kaymak 5-7 gün. Yumurta 1-2 hafta. Pişmiş et yemekleri 1-2 gün. Zeytinyağlı yemekler 2-3 gün. Patates, karanlık, serin, kuru ve hava akımı olmayan yerlerde saklanmalıdır. Işık, patatesin renginin yeşile dönmesine neden olur. Soğan için en iyi saklama ortamı kuru, hava akımı bulunan serin yerlerdir. Kuru besinler ise serin, karanlık, kuru ve havalandırılabilen bir ortamda mümkünse yerden yukarıda, ağzı kapalı kaplarda, birbirlerine benzeyenler bir araya konmak suretiyle saklanmalıdır. Kaynak: Sağlık Bakanlığı

Kategoriler
Anne Ve Çocuk

Kadınlar Annelik Bir Sanattır !

Annelik bir sanattır !

Ne demektir anne olmak? Çocuğa istediği yemekleri mi yapmak? Hayır. Çocuğunuz için en güzel yemekleri yapmanız güzeldir; ama çocuğunuza özel değildir.

Çünkü o yemeği bütün aile üyeleri için yapmışsınızdır. Onunla birlikte ders çalışmak mı? Hayır. Bu da çok güzeldir; ancak özel değil. Çocuk derslerini öğretmenleriyle de arkadaşlarıyla da paylaşmaktadır. Bu da anneliğe özel bir davranış değildir. Peki çocukla oturup saatlerce oyun oynamak mı? Hayır.

Çok güzel olan bu davranış da anneliğe özel değildir. Önemli olan anne olarak çocuğunuz ile yaşadığınız özel anlar ve paylaşımlardır. Bazı şeyler çocuğa sadece sizi anımsatmalıdır.
Belli zamanlarda yürüyüşe ya da yemeğe gidilen size özel bir mekan, günün belli zamanlarında sadece ikinize özel yapılan konuşmalar, mektuplaşmalar, notlaşmalar vs. evdeki her bir çocukla özel bir paylaşım sağlar.

Kategoriler
Çocuk Gelişimi

Abur Cubur Gıdalar Boy Kısalıgı Yapıyor

Aile bireylerinin farkında olmadan çocuklarına yedirdikleri parlak ambalajlı ürünlerin çocukların boy uzunluğuna büyük etkisinin olduğunu dile getiren Doktorlar, “Genelde anne ve babanın boyu kısa ise çocukların da boyları genellikle kısadır. Ancak genetik özellikler kadar önemli olan diğer bir faktör beslenmedir.

Sağlıklı beslenmeyen, yeterince sebze ve meyve tüketmeyen, parlak ambalajlarda satılan şeker, şekerleme, cips, çerez, meşrubat gibi boş kalorileri alan çocukların boyları kısa kalıyor. Sık hastalanan ya da süreğen hastalığı olan çocukların büyümeleri de kötü yönde etkileniyor. O nedenle abur-cubur yiyeceklerden çocukların uzak tutulmasında fayda var.

Sağlıklı çocukların boylarının düzenli şekilde arttığına işaret eden Doktorlar “Büyüme hormonu geceleri ve sabaha karşı salındığı için erken yatmalı ve düzenli uyumalıdır. Yaşıtlarına göre belirgin derecede boyu kısa olan, pantolon-etek boyları uzatılmadan aynı giysiyi bir yıldan uzun süre giyebilen çocukların mutlaka doktor kontrolünden geçirilip incelenmesi gerektiğinin altını çizdi.

Kategoriler
Filmler

Hızlı Ve Öfkeli 8 izle

16 Yıllık Bir Serüven Hızlı Ve Öfkeli 8 Filmi

İlk filmi 2001’de yayınlanan serinin 16 yıl belki de daha fazla sürecek bir serüven halini alacağını elbette kimse tahmin etmemişti. O dönem ilk filmin yönetmenliğini yapan Rob Cohen ve senaristler Garry Scott Thompson ile David Ayer filmin 8 serilik bir fenomen halini alacağını bilemezlerdi.

Film ilk gösterime girdiğinde bizlere daha önce hiç işlenmemiş konu ile bambaşka bir dünyanın kapılarını araladı. İzleyenlerinin heyecanla devamını beklediği film iki yılda bir zerinin yeni bir filmini izleyenlerine sunarak Hızlı ve Öfkeli 8’e kadar ulaştı.

16 Yıllık Bir Fenomen: Hızlı ve Öfkeli

İlk filmden bu yana oyuncu kadrosunda serinin sürekliliğini aksatacak fire vermeyen Hızlı ve Öfkeli serisi, hikâye olarak ise ilk filmde merkeze alınandan oldukça uzakta. İlk filmden bu yana 16 yıl içerisinde hikâyenin noktaya odaklanmasını beklememek gerekir elbette fakat serinin son birkaç filmi de dâhil üzere, seriyi ortaya çıkaran fikirden eser kalmadı.

Bununla birlikte karşımızda aksiyon düzeyinin arttığı, hikâyenin zaman içerisinde karmaşıklaştığı ve başrolde olan arabaların gittikçe birer figüran haline geldikleri bir film var karşımızda. Bilhassa Hızlı ve Öfkeli 7 açısından bakacak olursak; filmin bu karmaşıklaşmış öyküsünü özetleme gerekliliği bile duymadan doğrudan konuya odaklanması, seriyi düzenli olarak izlememiş izleyicileri bile daha başta kaybetmesine neden olabilir. Çünkü bahsettiğimiz, yedi film boyunca karakterleri için birer yaşam öyküsü yaratan bir seri.

Elbette, seri filmlerinin tek karaktere odaklanıyor oluşu da bu çelişkinin doğmasını daha da kolaylaştırmakta ve belki de bu değişiklik kaçınılmaz kılmaktadır. Ayrıca, direkt konuya giren Hızlı ve Öfkeli 8’den bahsederken serinin önceki filmlerden bahsetmemek konuda önemli bir boşluğa sebep olacaktır.

Serinin Asıl Hikâyesinde Neler Değişti?

Hızlı ve Öfkeli filmi serisi, 2009′ da bilhassa ikinci ve üçüncü film ile artan başarısının arkasına sığınıp, baştan savma bir devam filmiyle seyirci karşısına çıkmıştı. Serinin takipçi kitlesi her ne kadar filmin eksik yanlarını görmezden gelmek istese de bu durum, barındırdığı ayrıntılara her filmde bir yenisini ekleyen ve böylece zenginleşmeye çalışan serinin kalitesi için sıkıntılı bir durum yaratıyordu. Serinin başarılı ilk filmlerinin getirisini kullanarak yedinci filme kadar geldikten sonra artık Hızlı ve Öfkeli 7’de yönetmen koltuğuna James Wan oturmuş ve bu gidişata dur diyerek filmin yörüngesini tekrar yerine oturtmak istemiştir.

Ruhlar Bölgesi (Insidious) ve Testere (Saw) gibi seriye haline gelmiş filmlere yönetmen ve senarist olarak katkı yapan Wan, Hızlı ve Öfkeli filminin işleyişine çok rahat uyum sağlamış gibi görünüyor. Yönetmen Wan; filmdeki aksiyon seviyesini bir an bile düşürmemiş, bununla birlikte filmin geçmişteki işleyişiyle bağlarını da korumayı hedefleyerek seyir keyfi oldukça yüksek bir iş ortaya koymuştur. Serinin izlediği yolu değiştirmenin de onu hiç gocundurmadığı oldukça aşikâr görünüyor. Wan’ın bazı kamera hamleleri ve çekim teknikleri kullanarak aksiyon sahnelerini daha gerçekçi bir hale getirme uğraşı, filmin ortalarında etkili oluyor.

Bilhassa dövüş sahnelerinde tek plan kullanımının sınırlarını biraz zorlaması ile film karakterlerin hareketlerini izlemek ve algılamak daha rahat hale gelmiş. Filmin senaryosunda karmaşık ya da ters köşe eden durumlar olmadığı için yönetmen senaryodaki ağırlığı aksiyon sahnelerine yüklemişti. Fakat tüm benzer sahnelerde aynı hamleyi yapması, filmde bir süre sonra monoton bir etki bırakıyor ve etkisini yitiriyor.

Hızlı ve Öfkeli 7’de Neler Olmuştu?

Hızlı ve Öfkeli 7’de film kahramanları Hustle ekibi gibi organize olmuş durumda idi. Yaşadıkları ve yönettikleri sokakların dünyasından çok uzakta ve çok farklı işlerle meşgul olmaktalar. Uluslararası istihbarattan ve terörizme kadar ulaşan bu olaylar zinciri izleyicide bir şaşkınlık yaratıyordu. Serinin bu son filmi, Zor Ölüm (Die Hard) ritminde ilerleyip Cehennem Melekleri (The Expandables) havasında son bulmuştu. Başrolde ilk filmlerde Paul Walker’ın oynadığı Brian karakteri yer alırken Hızlı ve Öfkeli 7’de onun yerini Vin Diesel oynadığı Dominic almıştı.

Yönetmen bu değişikliği uzun zaman önce yapmış olsa da, bu durum serinin yapısındaki değişmenin en önemli göstergesi idi. Serinin orta kısmından itibaren Dominic’in hikâyesini verilmeye başlanmıştı, bunun ile birlikte Brian’ın onun ailesinin bir parçası olmasıyla bütün oklar Dominic’in üzerinde toplanmıştı. Bunun üzerine Dominic’in yedinci filmde dile getirdiği “Artık hızlı olmak o kadar da önemli değil.” cümlesi eklendiğinde elimize bir takım sağlam sonuçlar geçmişti.

Hızlı ve Öfkeli filmi serisi, çıkış noktasından iyice uzaklaşarak artık hızlı olmaktan dışında dayanıklı ve güçlü olmanın önemini vurguluyordu ki bu da filmin seri olmaktan çıktığının önemli bir göstergesidir. Daha Hızlı ve Öfkeli 7 vizyona girmeden, ilk başta Vin Diesel olmak üzere, sekizinci seri üzerine yapılan konuşmalar serinin devamının da bu görüşle ilerleyeceğinin işaretlerini veriyordu.

Hızlı ve Öfkeli 8 Geliyor!

Tüm izleyenlerini oldukça meraklandıran seri 8. filmin fragmanının yayınlanmasıyla hayranlarının heyecan seviyesi yine yükseldi. Hızlı ve Öfkeli 7’de hayatını kaybeden Paul Walker ( Brian O’conner) filme damga vurmuş ve hayranlarını üzüntüye boğmuştu. Walker’ın ölümünden sonra tamamlanıp vizyona giren film oldukça büyük bir ilgiyle karşılanmıştı. Çoğu kişi serinin 7’de son bulacağını düşünmüştü.

Filmin Fragmanı Büyük İlgi Gördü

Bu yıl vizyona girecek olan Hızlı ve Öfkeli 8 filminin içeriği oldukça merak konusu idi. Geçtiğimiz aylarda fragmanı ve posteri yayınlanan filmin bir an önce vizyona girmesi bekleniyor. The Fate of the Furious adı ile karşımıza çıkacak olan filmde başkarakter olan Dom kendi ekibi ile karşı karşıya geliyor.

Fragmanına ilgi çok büyük

Sinema tarihinin en başarılı aksiyon filmi serileri içerisinde yer alan Hızlı ve Öfkeli, bir kaç ay sonra sekizinci filmi ile sinemaseverlerin karşılarına çıkacak. The Fate of the Furious adını taşıyacak yeni Hızlı ve Öfkeli filmi için fanatiklerinin ve tüm sinemaseverlerin meraklı bekleyişi sürerken, filmin Hızlı ve Öfkeli 8 HD izle ya da buna benzer olarak Hızlı ve Öfkeli 8 full izle seçenekleri ile online izlemek isteyen kitlede heyecanlı bir bekleyişe girmiş gibi görünüyor.

Hızlı ve Öfkeli 8‘de Bizi Neler Bekliyor?

Hızlı ve Öfkeli 7’nin çekimleri sürerken trafik kazısı sonucu hayatını kaybeden Paul Walker’ın ardından çekilen ilk Hızlı ve Öfkeli filmi olacak The Fate of the Furious, seride yeni bir dönemin başladığına işaret ediyor. Serinin yeni filminde başkarakter olan (Vin Diesel) Toretto’nun taraf değiştirdiğini görüyoruz. Seride film boyunca ailesi ve sevdikleri için her tür tehlikeyi göze alan (Vin Diesel) Dominic Toretto, bu defa bilinmeyen bir neden dolayı safını değiştiriyor ve kendi ekibi ile karşı karşıya geliyor.

Yeni Kadroda Kimler Var?

Yönetmenlik kariyerinde The Italian Job ve Straight Outta Compton gibi filmleri yöneten F. Gary Gray’in yönetmen koltuğuna oturduğu filmde ana ekipteki isimlerin neredeyse tamamı geri dönüyor. The Fate of the Furious kadrosuna yeni katılacak isimlerin başında filmin asıl kötü karakteri olan Charlize Theron dâhil oluyor.

​​​​​​​ Theron’un dışında Helen Mirren, Scott Eastwood ve Kristofer Hivju da filmde yeni katılan isimler arasında yer alıyor. 14 Nisan 1027’de vizyona giren film heyecanla bekleniyor. Aksiyon ve macera dolu bir Hızlı ve Öfkeli 8 izle seçenekleri ile kısa zamanda izlemek umuduyla.