Kategoriler
Aile Yapısı Kadın Psikolojisi

Boşanmaya karar verirken iki kere düşünün

Eşler boşanırken, genelde bunu çocuklarına nasıl anlatacaklarını ve onların nasıl etkileneceğini düşünmüyorlar. İki yaşındayken annesiyle babası boşanan Zeynep, bugün 23 yaşında; ama sadece rüyalarında görebildiği babasının eksikliğini hâlâ duyuyor.

Zeynep annesiyle babasının nasıl ve neden ayrıldığını hatırlamıyor. Ama babasız geçen çocukluk yılları ve ergenlik yaşları zihninde hâlâ tazeliğini koruyor. İlk eşi vefat eden babası, Zeynep’in annesiyle evlenmiş; ama Zeynep iki, kardeşi bir yaşındayken ayrılmışlar. Onları babasının gönderdiği nafaka ile annesi büyütmüş. Annesiyle babasının tam anlamıyla birbirlerinden nefret ettikleri için ayrıldıklarına inanmıyor Zeynep, anne–babasının üvey çocuklarla kalabalıklaşan ailenin içinde birbirine sevgilerini gösteremediklerini düşünüyor.

Annesiyle babasının ayrı oluşunu okuldaki çok samimi arkadaşlarına anlatmış yalnızca. “Babasız büyüdüğüm için, babası olan bir insanın normalde nasıl olduğunu dışarıdan pek kestiremiyorum. Zeynep, annesinden ayrıldıktan sonra tekrar evlenen ve çocuk sahibi olan babasıyla arasında hiçbir zaman samimi bir ilişki olmadığını anlatıyor. Aile çevreleri birbirini tanıdığı için babası geçinme ve okul masraflarını karşılamış. Zeynep, “İlişkimiz sadece maddi meseleler hakkında yaptığımız telefon görüşmeleriyle devam ediyor. Bunun dışında babamı sadece rüyalarımda görüyorum. İyi ki rüya diye bir olay var.” diyor.

Anlamaz zannetmeyin

Çocukları daha küçükken boşanmaya karar veren eşler, ‘nasıl olsa küçük, bir şey anlamaz’ diye düşünseler de, çocuklar bundan olumsuz etkileniyor. İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Psikiyatrisi Kliniği’nden Sosyal Hizmet Uzmanı Melek Durukan, boşanmaya karar veren eşlerin, genellikle bunu çocuklarına nasıl anlatacaklarını düşünmediklerini, tüm kararları rastgele aldıklarını ve ayrılık aşamalarını yaşarken çocuklar için belli bir planla hareket etmediklerini söylüyor. Eşler boşanmayı, kapıyı çekip gitmek olarak algılasalar bile çocuklar için her şeyin başlangıcı olabiliyor bu ayrılık.

Büyük çocuklar daha kolay telafi edebilse de küçük yaştaki bir çocuğun bunu kabullenmesi çok zor oluyor. İlkokul öncesindeki çocuklara ise, büyüyünce anlayacağı düşünülerek hiç anlatılmıyor. Hatta, boşanırken eşlerin birbirlerine karşı kullandıkları kırıcı sözlerin o yaştaki çocuklar için önemli olmadığı sanılır. Ama tam tersi, babanın anneyi ya da annenin babayı suçlayan sözleri küçük çocuk için duygusal yaralanmaların başladığı andır. Bunu sesli olarak dışa vermeyip içine atabilir, hiçbir şey yokmuş gibi davranabilir; ama ilerleyen yaşlarında bu yaralanmalar sorun olarak aileye geri döner. Çocuklar okula gitmeye başladığında, arkadaşlarıyla kendini karşılaştırıp sorgulamaya başladığında ise çok ciddi sorunlar ortaya çıkabilir. Okuldaki arkadaşlarından anne–babasının boşandığını saklayabilir. Arkadaşları ailelerinden bahsettiğinde sığınabileceği kendi hikayelerini bulup onların arkasına saklanır. Babası ya da annesi onu almaya gelmiyorsa bahaneler anlatır.

Duygusal sorunlar yaşanıyor Çocuklar hangi yaşta olursa olsun, ayrılma kararı alan eşlerin bunu onlara birlikte anlatmaları en doğru yöntem. Çünkü, annesi babası boşanan çocuklarda ortaya çıkan ilk duygu suçluluk. ‘Ben olmasam annem babam boşanmazdı, benim yüzümden ayrıldılar’ gibi kendini suçlayıcı duygular içine giren çocuklar, eğer bunun aksine ikna edilmezlerse büyüyünce de çok büyük duygusal sorunlar yaşıyorlar. Ailelerin, bunu engellemek için, ‘aldıkları kararın çocuklarından kaynaklanmadığını, kendi aralarında çözümleyemeyecek bir sorunları olduğunu ve bir arada yaşayamayacaklarını anladıkları için ayrı yaşamalarının daha uygun olacağına karar verdiklerini’ açıklamaları gerekiyor. Bu arada kimin yanında yaşamak istediği de mutlaka sorulmalı çocuğa.

Küçük yaşlarda olduğu kadar ergenlik çağlarındaki bir çocuğa da ayrılığı açıklamak çok zor. 14 yaşındaki Fatih, altı ay önce babasından boşanan annesiyle birlikte yaşıyor. Okulda herkes babasından bahsederken onun yokluğunu hissediyor; ama ‘Babam iş seyahatine çıktı o yüzden gelemiyor.’ diyor. Annesine de babasından ayrıldığını kimseye söylememesi için baskı yapıyor.

Melek Durukan’a göre babaya olan ihtiyacını eksiklik olarak gördüğü için, ortaya çıkmaması için mücadele ediyor Fatih ve ‘Sen ayrılmasaydın ben bu zorluğu yaşamazdım.’ diyerek annesiyle çatışmaya başlıyor. Karmakarışık duygular içinde büyüdüğü bu dönemde hayata ve kendine karşı güvensizliğinin de temelleri oluşan Fatih, yaşamı hafife alıp sorumsuzca sürdürmeye başladığında annesinin ilgisiyle psikolojik destek almaya başlıyor. Terapiler sonucu annesiyle ilişkileri düzelen ve okuluna devam eden Fatih, artık rahatlıkla annesiyle babasının ayrı yaşadığını anlatabiliyor artık.

Evlilik korkutuyor

Eşler ayrılmış olsa bile hâlâ çocukların anne babası olduklarını unutmamalı ve birbirlerinden ne kadar nefret etseler bile çocukları için gerektiğinde bir araya gelebilmeliler. Çocuklara da ayrılmalarının babayı ya da anneyi bir daha görmemek olmadığını anlatmaları lazım. Çocuk, eğer annesi ya da babasıyla birlikte diğer aile fertleriyle yaşamaya başlamışsa, orada olmayan ebeveynle ilgili kötü konuşmalardan da olumsuz etkileniyor. İlerleyen yaşlarında karşı cinsle olan ilişkilerinde ya da evlilik kararı verirken tavırlarında bozukluk olabiliyor. Ya da eksikliğini duyduğu ebeveyni ile yaşamadığı duyguları evlendiği kişinin vermesini bekleyebiliyor. Babasız büyüyen bir kız çocuğu, eşinin kendinden daha büyük, olgun ve çok şefkatli olmasını bekleyebiliyor, Zeynep gibi. Sonunda boşanmaktan korktuğu için evlenmeyi de düşünmediğini söyleyen Zeynep, eğer bir gün evlenirse, bu kişinin kendisini çok sevmesini istediğini, olmayan babası gibi olmasını, yani bir baba kadar kendisine şefkatli olmasını beklediğini anlatıyor.

Ne yapmalısınız?

Evliliklerinde sorun yaşayan eşler, ilk çare olarak boşanmayı düşünmektense, profesyonel yardım almayı denemeli.

Boşanmaya gitmeden önce yapılan aile terapilerinde çoğunlukla sorunlar çözülmüş olarak evlilikler sürdürülüyor.

Boşanmaya kesin karar verildiğinde, çocukların bundan nasıl etkileneceği düşünülerek planlı hareket edilmeli.

Boşanma kararı çocuklara birlikte açıklanmalı.

Okul öncesi yaşlarda boşanma olayı oyunlarla anlatılabilir.

Eşler, çocukları ve birbirlerini suçlayıcı konuşmaları kesinlikle çocukların yanında yapmamalı.

Ayrıldıktan sonra kimin yanında yaşamak istediği çocuğa sorulmalı.

Mahkeme aşamaları, hakimin kendisini mahkemeye çağırabileceği çocuklara anlatılmalı.

Ayrılmanın, babayı ya da anneyi bir daha görmemek olmadığı anlatılmalı.

Boşandıktan sonra ebeveyn olma sorumluluğu unutulmamalı.

Özel günler ihmal edilmemeli.

Kategoriler
Aile Yapısı Kadın Psikolojisi

Mutlu Aile Olmanın Yolu

Tecrübeler sonucu, alim ve psikologların aile mutluluğu için tespit ettikleri bazı prensipleri birlikte hatırlayalım:

1 : Kısa ayrılıklar, ailevî ilişkileri güçlendirebilir. Uzun ayrılıklar ise aile için yıkım olabilir. Uzun ayrılıklardan uzak duralım.

2 : Mutlu bir beraberlik için taraflar birbirinin psikolojisini, yapı ve karakterlerini iyi tanımalıdır. Ancak bu şekilde yıkıcı aşırılıklardan uzak kalınabilir.

3 : Hiçbir anlaşmazlığın uzun süreli olmasına fırsat vermemeli. En kısa zamanda tatlıya bağlanmalı.

4 : İster eski nişanlısı, ister önceki eşi olsun geçmiş deneyim ve hatıralardan söz etmek doğru olmaz.

5 : Aşırı idealist olmamalı, normal yaşamalı ve karşı taraftan mucizeler beklememeli.

6 : Eşler, sevgilerini her vesileyle birbirlerine ifade etmelidirler.

7 : Üzüntüye teslim olmamaya çalışılmalı; hayata sürekli ümitle bakılıp ve güler yüzlü olunmalı.

8 : Küçük ve büyük her kusurda incitici ve kırıcı tenkitlerden titizlikle sakın. Affedici ol.

9 : Tartışmayı çıktığı noktada tutmaya çalış; geçmişte kalmış diğer bir konuyu da içine alacak şekilde genişletme. Tartışmayı kontrolünde tut. İnisiyatifin elinden kaçmasına fırsat verme.

10 : Yersiz ve mesnetsiz kıskançlık, kuşku ve şüpheler yıkıcıdır. Realiteye bak, zan ve kuruntulara göre hareket etme.

11 : Eşine, hem sana hem de kendi kendisine güven telkin et. Ona güvendiğini göster.

12 : Mutlu olabilmen için, iyi bir eşle evlenmiş olman yetmez; senin de münasip bir eş olman gerekir.

13 : Temizlik imanın yarısı ve kalıcı bir sevginin temel şartıdır.

14 : Hayat arkadaşınla mutlu bir hayat için, kişiliğinin ayrılmaz parçası saydığın bazı şeylerden ödün vermen, esnek olman gerekebilir.

15 : Kendin için istediğin güzel şeyleri hayat arkadaşın için de iste, kendini düşündüğün kadar onu da düşün.

16 : Almak kadar vermeyi de bil. Sürekli verdiğinden daha fazlasını almaya, ya da vermeden almaya çalışma; bencil, egoist olma.

17 : Her erkek, hanımının her konuda en iyisini yapmaya çalışan; güneş gibi sevgi ve şefkatiyle kendisini ısıtan ideal bir eş olmasını ister. Her hanım da, kocasının tam güvenilir güçlü bir kişilik sahibi, her türlü ihtiyaçlarını temin edecek bir kimse olmasını arzu eder. Taraflar, bu ideal standardı yakalama gayreti içinde olmalıdır.

18 : Hayatta eksik olmayan her sıkıntı ve olumsuzlukta hemen eşini suçlama; konuya insafla bak.

19 : Yalnız bugünü yaşa, geçmişte yaşanmış üzüntüleri ve henüz gelmeyen yarınki kaygıları bugüne taşıma. İmkanların çerçevesini aşmadan yaşamaya bak.

20 : Nikâh akdinin çok mukaddes bir bağ ve Allah’a verilmiş bir söz olduğunu bil. Bu konuda ileride pişman olacağın bir adımı atmadan önce bin kez düşün.

21 : Aile hayatı için aşk ve sevgi önemli ve zorunlu olmakla birlikte, ailenin sadece bunun üzerinde duracağını sanma. Başka niteliklerin de bulunması gerektiğini bil.

22 : Hayat arkadaşına karşı örnek davranışlar sergile; iyi kişiliğini sadece dilinle değil, davranışlarınla da ortaya koy.

23 : Olur olmaz, komşu ve akrabalarının aranıza girmesine fırsat verme; mümkün mertebe aile içi problemleri kendiniz halletmeye çalışın.

24 : Hayat arkadaşında hata olarak gördüğün bazı şeyleri düzeltmede aceleci olma; değişmesi için zamana ihtiyaç duyan kusurlar olabilir. Ufak tefek hataları büyütme.

25 : Evliliğin yükümlülük ve sorumluluklarını gönül hoşluğuyla kabul etmeli ve tam bir özgüvenle üstlenmelisin.

26 : Anlaşmazlık ve tartışma sebeplerinden mümkün mertebe sakın.

27 : Eşinle müşterek işler yapmaya vakit ayır ki, ileride sizin için mutlu hatıralar kalsın ve sizi birbirinize daha çok yaklaştırsın.

28 : Eşine, son derece serbestçe kendini ifade etme ve yeteneklerini geliştirme fırsatı tanı. Hiçbir yönünü alay konusu yapma.

Hanımları ilgilendiren kurallar

29 : Malî haklara saygı gösterilmeli ve bu asla ihmal edilmemelidir. Tartışma konularının başında bu konu gelir.

30 : Mümkün oldukça, dış problem ve üzüntülerine eşini ortak etme, kendin üstesinden gelmeye çalış. Fakat sevinçlerinde onu unutma.

31 : İstişare, aile hayatında önemli bir prensiptir. Eşlerden her biri aile hayatında kendisini ortak görmeli ve bir kenara itilip ihmal edilmediğini hissetmelidir.

32 : Aile mutluluğun, evde hiçbir problemle karşılaşmamana değil, problemlerin üstesinden gelebilmene, onları çıktığı noktayla sınırlı tutmana, eşinle olan ilişkilerini olumsuz etkilemesine fırsat vermemene bağlıdır.

33 : Problemden kaçmak, hele hele evi terk etmek çözüm değil. İyisi mi, sakin kafayla düşünüp problemin çözümüne hemen başlamak.

34 : Bir tartışma esnasında eşinin güzel yönlerini ve iyiliklerini de hatırlamaya çalış; beğenmediğin yönlerinin, tüm iyiliklerini örtmesine fırsat verme.

35 : Kılıç yarası geçer, dil yarası geçmez. Ailevî tartışmalarda, yaralayıcı sözler sarf etmekten sakın, yoksa küçük bir mesele yüzünden onun sevgi ve ilgisini tümden kaybedebilirsin.

36 : “Onurum”, “gururum” türü kelimeler, şeytanın sıkça tuzak olarak kullandığı sözlerdir. Bir tartışma esnasında şeytan bunları bahane ederek taraflara hatasını güzel gösterir ve barışma kapısını kapatmaya çalışır.

37 : Çocukların yanında eşinle tartışmaktan veya sesini yükseltmekten sakın. Çünkü çocuklar, öncelikle ebeveynlerini örnek alarak ve taklit ederek öğrenirler. Bu tür problemler ve çözüm yolu çocuğun zihninde yer edecek ve ileride üzerinde olumsuz etkisini gösterecektir.

38 : Hanım, eşinin, bağlanılmaya layık ideal bir kişilik olduğunu, kendisiyle iftihar ettiğini ona hissettirmelidir.

39 : Hediyeleşin ki sevginiz artsın ve bu, mutluluk ve sevinç her vesileyle sizin âdetiniz olsun.

40 : Akıllı hanım, gerek kendinin gerekse çocuklarının ihtiyaç ve isteklerini sunmak ve eşinde düzeltmesini istediği bir davranışı düzelttirmek için en uygun vakti kollar. Bazen uygun vakit zannettiği, gerçekte uygun olmayabilir. İyi düşünmelidir.

41 : Seni ilgilendirmeyen konularda eşini sorularınla bunaltma. Sana açmak istemediği sırlarını ısrarla öğrenmeye çalışma.

42 : Evde bir köşeye çekilip tek başına oturmayı âdet haline getirme, mümkün mertebe eşinle ilgilen.

43 : Çalışan bir kadın, birinci sorumluluk alanının evi olduğunu unutmamalı. Evinin işleriyle işyerinin işlerini birbirinden ayrı tutmasını bilmeli.

44 : Eşinin akrabaları ziyarete geldiğinde hoşnutsuzluk göstermemeli. Aksine, onları güzel bir şekilde karşılayıp ağırlamada örnek bir tutum sergilemeli.

45 : Özellikle kaynanana hürmet et, ona ailenin geleneklerine göre en güzel şekilde hitap et. Onunla tartışmaya girme. İleride gelininin sana nasıl davranmasını istiyorsan öyle davran.

46 : Hz. Peygamber, komşu hakkı üzerinde çok durmuştur. Komşuya iyilik etmek, sevinç ve tasalarına ortak olmak, yardımı esirgememek dinimizin emridir.

47 : Sürekli görüş ayrılığı, zamanla gönül ayrılığını da doğurur. Bazen, ikna olmasan da eşinin görüşüne katıl. Yeter ki, yapılan iş Allah’a isyan sayılan bir şey olmasın.

48 : Evde eşinin ihtiyaç duyduğu sükuneti sağlamak için çocukları zihin geliştirici oyuncaklarıyla oyalayabilirsin.

49 : Çocuklar Allah’ın büyük nimetleridir. Onları ihmal ederek, iyi terbiye etmeyerek veya başka herhangi bir işi daha önemli sayarak bu nimeti azap vesilesine çevirme.

50 : Çocuk bakımı ve terbiyesiyle ilgili sağlıklı bilgiler edinmeli ki, her aşamada onlara nasıl davranılacağı bilinsin. Böylece ruhen ve bedenen sağlıklı yetişsinler.

51 : Ahiret işlerinde eşler birbirine yardımcı olmalı. Dünya kadar ahireti de arzulamalı ve önem vermeli.

52 : Savurganlık aile mutluluğunu bozar. Allah’ın nimetini yok eder. Allah savurganları sevmez. Tutumlu ol ki, yokluk çekmeyesin.

53 : İyi niyet ve hayırhaklık bahanesiyle de olsa, arkadaşlarının senin özel hayatına karışmasına izin verme.

54 : Evinin sırlarını ne bir dostuna, ne de bir yakınına anlatma.