Kategoriler
Sağlıklı Yaşam

Boğaz hastalıkları Bademcikler ne işe yarar

Farinks (boğaz), burun ve ağız boşluğunun arka tarafıdır ve yaklaşık 12 cm uzunluktadır. Yukarıdan aşağı doğru oluk şeklinde uzanır. Arka boğaz duvarı yassı ve dik biçimdedir. Boğaz; ön yukarı kısımda burun boşluklarının arka kısmına, ön ortada ağız boşluğuna, en aşağı kısımda da gırtlak boşluğuna açılır. Burun arkasındaki kısmına nazofarinks (geniz) adı verilir. Ağız boşluğunun arkasındaki kısma (ağzı açınca tam karşıda görülen kısma) ise orofarinks adı verilir. Farinks hava yolunun bir parçasıdır, yutma ve konuşma sırasında önemli fonksiyonları vardır. Boğazın ağız boşluğu ile birleştiği yerde bademcikler bulunur.

Hemen herkes bademciklerin ne olduğunu bilir. Ancak, bademciklerin vücuttaki görevleri konusunda herkesin kesin bilgisi yoktur. Bademcikler ağız içinde boğazımızın her iki yanında bulunan dokulardır ve her insanda iki tanedir. Bunlar vücudun savunma sisteminin bir parçasıdırlar. Özellikle çocukluk çağında burun ve ağız yolu ile vücuda giren bakteriler, virüsler gibi hastalandırıcı maddeleri yakalayıp, onlarla savaşmak görevini antikor denilen bağışıklık maddeleri salgılamak sureti ile yerine getirirler. Bu organlar çocukta, erişkine göre çok daha büyük ve aktiftir. Küçük çocuklarda vücudun genel direnç sistemi yabancı etkenlere karşı tam hazırlıklı olmadığı için bademciklere düşen yük çok fazladır.

Tonsillit – Bademcik iltihabı nedir?

Ağzın içinde, sağ ve solda bulunan bademcikler mikrop ve bakterilerle karşı karşıya kalınca iltihaplanırlar. Türkçede bu organın isminin sonuna eklenen ‘cik’ takısı, bu organın hastalıkları ve ameliyatlarının toplumda küçümsenmesine, basite indirgenmesine yol açmaktadır. Halbuki, bademciklere bağlı olarak gelişen rahatsızlıklar, tüm vücuda yayılabilir; kalp, böbrekler gibi bazı organlarımız için hayati hasarlar oluşturabilir. İltihabın görünümü her zaman aynı olmaz, bazen hafif kızarıklık görülürken bazen bademciklerin üzeri beyaz ve sarı tabaka ile kaplanır. Nokta tarzında iltihaplar görülebilir.

Çok rastlanan bu hastalık, kendi yaptığı hasardan çok, vücudun başka yerlerinde, çeşitli organlarda meydana getirdiği dolaylı bozukluklar (komplikasyonlar) nedeniyle oldukça önemlidir. Anjin (bademcik iltihabı), en çok 5-15 yaş grubunun hastalığı olup, orta yaş ve sonrasında sık rastlanmaz. Sebebi büyük olasılıkla A Grubu Beta hemolitik streptokoklar denilen bakteri türü mikroplardır. Ayrıca virüsler de bu hastalığa yol açabilir.

Bademcik iltihabının belirtileri nelerdir?

Yüksek ateş aniden başlar, ateş 39-40 dereceyi bulur. Nabız 120’yi aşar,

* Kusma, baş ağrısı, halsizlik gibi genel belirtiler, * Yutma sırasında duyulan ve kulak ağrısı ile karışan şiddetli ağrı vardır. Bu ağrı küçük çocuklarda yemek yemeyi reddetme olarak kendini belli eder, *Ağızda kötü koku, *Boyunda bezelerde (lenf bezlerinde) ağrılı şişlikler, *Boğazda kızarıklık, boğaz ağrısı ve yutma güçlüğü, *Bademciklerin üzerinde kirli beyaz renkte noktacıklar olarak sayılabilir. Bu durumda hastalık etkeni büyük ölçüde beta-hemolitik streptokoklardır.

Bademcikler ne zaman ameliyat edilmeli?

Pek çok ülkede çocuklarda uygulanan en sık cerrahi girişim bademcik ameliyatıdır. Oysa bu yapıların çok önemli koruyucu işlevleri vardır. Her bademciği ameliyatla almak gereksizdir. Ancak ameliyat kararı çok iyi bir değerlendirilmeye tabi tutulmalıdır. Tonsillektomi (bademcik ameliyatı), 5 yaşından küçük çocuklarda ameliyatı gerektiren kesin durumlar olmadıkça uygulanmamalıdır.

Bademcikler geçirdikleri sık iltihaplar sonrası artık savunma sisteminin bir parçası olmaktan çıkıp vücudu zayıf hale getiren birer yapı olurlar.

Bademciklerin alınmasını

gerektiren kesin durumlar:

Mikrop üreten konumda oluşları dışında solunumu ve yutmayı engelleyecek denli büyük bademcikler alınmalıdır, kendi iltihapları sonucu yakın organlarında hastalanmalarına yol açan konuma gelmiş iseler alınmaları gerekir (Orta kulak iltihabı….), son üç yılda her yıl en az 3 veya son iki yılda en az 5 veya son bir yılda en az 7 bademcik iltihabı (tonsillit) geçirmiş olmak.

Bademcikler alınınca vücudun

savunma sistemi zayıflamış olmuyor mu? Hayır. Çünkü vücutta savunma sistemine destek olan pek çok organ ve oluşum vardır. Bademcikler bunlardan sadece birisidir.

Alınan bademcikler

yeniden büyür mü?

Hayır. Bu yanlış bir değerlendirmedir. Yeterli şekilde alınmamış bademciklerde kalıntıların büyümesi bazen bademciğin büyümesi olarak düşünülür. Yeterli alınan bademcik tekrar büyümez.

Bademcik alınınca

daha sık hasta olunur mu ?

Hayır. Bademcikler alınınca savunma sistemi başka kaynaklardan sağlanır. Ancak şurası da bir gerçektir ki bademcikleri alınan hastalar artık bademciklerim yok diyerek soğuk yiyecek-içeceklere daha fazla başvurmaları sonucu sıklıkla boğaz iltihabı (farenjit) geçirirler.

Aşağıdaki durumlarda mutlaka doktorunuza başvurmalısınız !

Eğer tedavi altındayken şu belirtilerden birini görürseniz doktorunuza başvurunuz:

Ateşin düştükten birkaç gün sonra tekrar yükselmeye başlaması,

Deri döküntüsü,

Kulak ağrısı,

Koyu veya kanlı burun akıntısı,

Öksürük ve balgam çıkartma,

Göğüs ağrısı,

Solunum güçlüğü ve aşırı halsizlik,

Havale geçirme,

Eklemlerde şişlik ve ağrılı kızarıklık,

Bulantı ve kusma.

Farenjit – Boğaz iltihabı nedir?

Boğaz iltihapları genellikle “farenjit” olarak adlandırılabilir. Üst solunum yolu enfeksiyonlarının en sık rastlananıdır. Özellikle kış aylarında kapalı ortamlarda bir arada bulunan insanlarda boğaz iltihaplanmalarına (farenjit) sık rastlanır. Bir yaşından küçüklerde nadirdir. En sık 4-7 yaşları arasında rastlanır. Tonsillerin varlığı ya da yokluğu farinks enfeksiyonlarının sıklığını ve gidişini etkilemez. Farenjit kendi başına bir hastalık olabildiği gibi; kızıl, nezle, kızamık gibi hastalıkların belirtileri arasında da bulunabilir.

“Ya çocuğum farenjit olursa?” Farenjit bulaşmaz mı? Bulaşırsa ne olur? Aynı sınıfta okuyan arkadaşı farenjit oldu ama çocuğumda bir şey olmadı… Bunu söylemekte acele etmeyin. Farenjit bulaşıcıdır ama mikrop alındıktan 10 gün kadar sonra hastalık tablosu yaratabilir. Buna uygun önlemleri almanızda yarar vardır. Ancak mikrop almamışda olabilir.

Farenjit hafif ateşle başlar, burun tıkanıklığının yanında burun arkasına akıntı, boğazda kızarıklık ve iltihaplı salgılar görülür. Kulak zarı da kızarmış olarak görülebilir. Kendiliğinden 4-5 gün içinde geçen farenjit, genellikle viral bir hastalık olduğundan antibiyotik kullanılması şart değildir, ama ateş 2 günden fazla sürerse o zaman doktora başvurulmalıdır.

Herhangi bir yaşta görülen hafif seyirli boğaz enfeksiyonunun en önemli nedeni virüsler olup, en sık rastlanan etkenler rinovirüs ve koronavirüslerdir. Virüslerin neden olduğu boğaz enfeksiyonunda (farenjit) yutak normal görünümde olabileceği gibi gözlenen kızarıklığın derecesi ile belirtilerin şiddeti arasında ilişki bulunmayabilir. Burun akıntısı ve gözlerde kızarıklığın birlikte görülmesi veya öksürük bulunması viral sebepleri telkin eder. Boğaz ağrısı ve ateşi olan çocukların yaklaşık % 10’unda A Grubu Beta hemolitik streptokok iltihabı vardır. Farenjitin seyrinde görülen yüksek ateş çocuklarda erişkinlere göre daha belirgindir.

Farenjit, bulunma süresine göre genelde ikiye ayrılır. Eğer farenjit yeni oluşmuş ve şiddetli şikayetler yapıyorsa buna akut farenjit denir. Ancak uzun süreden beri var ve hastada çok şiddetli olmayan şikayetler yapıyorsa buna da kronik (müzmin) farenjit adı verilir. Kronik farenjitte ise yine virüslerde rol oynamasına rağmen genellikle tahriş edici bir faktör vardır. Bunlar arasında en önemlileri olarak sigara içilmesi, alkol kullanılması, alerji, geniz akıntısı, kuru ve kirli hava, burun tıkanıklığı yapan faktörler (burun solunum havasının nemini ve ısısını ayarlar. Eğer burun tıkanıklığı varsa uygun olmayan nem ve ısıdaki hava farinkse temas eder ve farenjiti kolaylaştırır.), aşırı sıcak veya soğuk besinler, boğaz temizleme refleksinin aşırı olması, diş ve bademcik iltihapları sayılabilir.

Farenjitin (boğaz iltihabı) belirtileri ve bulguları nelerdir?

Streptokok farenjiti olan çocuğun ateşi genellikle 38°C’den yüksektir; titremeler, vücutta ağrılar, iştahsızlık olur ve belirtiler tedrici başlar,

Viral farenjitte nezle, ses kısıklığı ve öksürük görülebilir,

Boğazın (farinks) iltihaplanması nedeniyle çocuğun yutkunması ve beslenmesi güçleşir,

Birlikte karın ağrısı, bulantı ve kusma gibi karın belirtileri de bulunabilir.

Bakıldığında boğazda kızarıklık görülür,

Alt çene kemiğinin köşesinde ve boyunda lenf bezleri şişmiş olabilir.

Nasıl bulaşır?

Her iki hastalık da damlacık enfeksiyonu şeklinde havadan bulaşır. Streptokoklar ve virüsler, solunum yollarından havayla çıkan damlacıkların insandan insana geçmesiyle bulaşırlar. Virüsü taşıyan kişi hapşırdığında veya öksürdüğünde milyonlarca mikrop havaya karışır ve kişinin göz, burun ve ağzından girerek enfeksiyona neden olur.

Vücutta meydana gelebilen dolaylı bozukluklar (komplikasyonlar) nelerdir?

Streptokok enfeksiyonlarının en önemli tarafı, vücudun başka yerlerinde yapabildiği bozukluklar, yani komplikasyonlardır. Bunlar arasında en başta gelenleri şunlardır:

Yakın komplikasyonlar:

Sinüzit, boyun ve çene altı lenf bezlerinde iltihaplanma, boğazda bademcikler çevresinde apseleşme zatürree orta kulak iltihabı…

Uzak organlarda olan bozukluklar:

Bazen streptokok iltihaplarında, mikropların salgıladığı toksinler deride yaygın kızarık bir döküntüye neden olur. Bu durumda hastalığın adı “kızıl”dır ve genellikle boğaz iltihabının 2. gününden 6. gününe kadar sürer.

Tedavi edilmeyen veya yetersiz tedavi edilmiş streptokok iltihapları, nadiren ateşli romatizma adı verilen ve kalp romatizması ile eklem iltihaplarına neden olabilen bir hastalığa da yol açabilirler.

A Grubu Beta hemolitik streptokok iltihaplarının bir diğer nadir komplikasyonu da, hastalığın başlangıcından 2-3 hafta sonra ortaya çıkabilen böbrek iltihabıdır.

Tedavi

Streptokoklara bağlı boğaz iltihaplarını (farenjit) ve bademcik iltihaplarını (tonsillit) önlemenin kesin bir yöntemi yoktur. En güvenli yol, evde boğaz iltihabı olan bir kişi varsa, bu kişiyle çok yakın temasta bulunmamak ve genel temizlik kurallarına dikkat etmektir. Bazı kişiler, özellikle de çocuklar, kendilerinde hiçbir hastalık belirtisi olmadan streptokok mikrobunun taşıyıcısı olabilirler. Okul çağındaki çocukların yaklaşık % 5-15’inde taşıyıcılık görülebilir.

Viral farenjitin muayene bulguları ile streptokokal farenjitten ayrılması mümkün olmadığından, bakteriyel kültür sonuçlarının çıkması için 24 saat gerektiğinden çok şiddetli hasta olanlara boğaz kültürünün alınmasını takiben antibiyotik başlanabilir.

Ateş genellikle 5 gün içinde düşer, bunu takiben boğaz şikayetleri de azalır. Antibiyotik tedavisi genellikle 10 günde tamamlanır. Eğer belirtiler düzelmişse ve ateş yoksa, antibiyotik tedavisinin başlanmasını takip eden 48. saatten sonra bulaştırıcılığı geçmiştir, çocuğunuz okula gidebilir. Şikayetler kısa sürede kaybolsa bile, ilaçları doktorunuzun önerdiği süre ve dozda kullanmaya özen gösterin. Bu, ateşli romatizma ve bademcikler etrafında abse gelişmesi gibi komplikasyonların önlenmesi için mutlaka gereklidir. Evde destekleyici tedavi ve yapılması gerekenler

– Eğer boğaz ağrısı nedeniyle yemek yemekte güçlük çekiliyorsa yumuşak veya sıvı gıdaları tercih edin,

– Ateş ve boğaz ağrısı için ağrı kesiciler alınabilir, tuzlu su ile gargara yapılabilir,

– Ağızda eritilen pastiller, boğazı yumuşatarak fayda sağlayabilirler. Antibiyotik ihtiva eden pastiller alınmamalıdır. Bunlar ağızdaki faydalı mikropları da öldürerek, mantar enfeksiyonlarına zemin hazırlayabilirler. Oda havasının nemlendirilmesi, boğaz şikayetlerini azaltacaktır. Hastalar boğazını temizleyerek rahatlayacakları hissine kapılırlar ve sürekli temizleme hareketi yaparlar. Ancak bu çoğu zaman boğazı daha fazla tahriş etmeye neden olur. Hasta bol sıvı almalıdır (su, meyve suları, vs.). Hastanın istirahat etmesini sağlayın. Eğer boyunda ağrılı lenf bezi şişlikleri varsa, boyuna nemli ve ılık bir havlu koymak rahatlatıcı olabilir.