Kategoriler
Aile Yapısı

Depresyondayken Evlilik?

Depresyon son zamanlarda özellikle büyük şehirlerde sıklıkla karşılaştığımız psikolojik, sosyal ve fizyolojik nedenleri olan bir hastalık. Depresyonun bilhassa ilaçla tedavisi esnasında kişi sürekli mutluluk arayışı içindedir. Bununla beraber fizyolojik değişime bağlı olarak beynin düşünce şekli değiştiğinden kişi fevri hareket edebilir. Normal zamanlarda vermeyeceği kararları verebilir. Bu sebeple depresyonlu kişinin terapisi esnasında evlenme, boşanma gibi önemli kararlar vermemesi, en azından bu konuda danışması önerilir. Ancak belli bir tedaviden sonra böyle bir karar alması uygun olur. Bu bilimsel gerçeğe rağmen depresyondaki kişi bekarsa; “Evlenirsen bir şeyin kalmaz, depresyondan kurtulursun” şeklinde tavsiyeler çok yapılmaktadır. Depresyon geçiren kişi elbette evlenebilir. Fakat belli bir süre tedavi görmüş olması gerekir. Aksi takdirde problemin yoğun olduğu zamanda kişi, eş seçimi, evliliğin zamanı ve merasimler konusunda yanlış adımlar atabilir. Bu da yeni streslere kapı açabilir. Depresyondaki kişinin ailesi ve çevresindekilerin rolü önemlidir. Hata yapması önlenmelidir. Depresyondaki kişi uygun zamanda evlenmezse yeni streslerle depresyonu artabilir, bir de başka bir insanın hayatını olumsuz yönde etkilemiş olur.

Depresyondayken çocuk sahibi olmak

Depresyon geçiren bayanlara yapılan önerilerden biri de çocuğunun olmasıdır. Çocuk sahibi olmak isteyen bir kişi için hamile kalmak gerçekten mutluluk vericidir. Bununla beraber hamilelik döneminde vücuttaki hormonal değişimlere bağlı olarak seratonin seviyesinin düşmesi ve depresyonun artma ihtimali yüksektir. Bu, annenin kontrolü dışında bir olaydır. Antidepresan ilaçların doğacak çocuğun sağlığına vereceği zarar da göz önüne alınmalı, tedavinin tamamlanması beklenmelidir. Ayrıca annenin hamileyken depresyonda olması çocuğun biyokimyasını etkileyerek depresyona yatkın olmasına yol açabilir.